Termal suya girdikten sonra ne yapılmalı? Kayseri’den bir iç yolculuk
Merhaba! Nay sayfasına hoş geldiniz. Bugün gündemimizde “Termal suya girdikten sonra ne yapılmalı” var.
Kayseri’de akşamları hava sert olur. Rüzgârın sesi bile biraz sinirli gelir insana. O yüzden termal su fikri ilk ortaya atıldığında içimde tuhaf bir umut oluşmuştu. Sanki hayatımda ilk kez bir şey gerçekten “iyi gelecekmiş” gibi hissetmiştim.
O gün defterime şunu yazmışım:
“Belki de iyileşmek sandığım kadar uzak değildir.”
Şimdi geriye dönüp bakınca anlıyorum; mesele sadece suya girmek değilmiş. Asıl soru şuydu: Termal suya girdikten sonra ne yapılmalı? Çünkü suyun içi kolay. Asıl hikâye sudan çıkınca başlıyor.
Gidiş: Yolun kendisi bile bir hazırlık
O gün sabah erkendi. Otobüs terminalinde çay bardağını iki elimle tutarken içimde garip bir heyecan vardı. Arkadaşım Emre sürekli konuşuyordu:
— “Bak gör, insan çıkınca bambaşka oluyor.”
— “Ne oluyor tam olarak?”
— “Yumuşuyorsun.”
“Yumuşamak” kelimesi o an bana hem güzel hem de tehlikeli gelmişti. Çünkü ben genelde sert duran biriyim. Duygularımı saklamam ama kontrol etmeyi severim. Yumuşamak, kontrolü biraz bırakmak demekti.
Yolda camdan dışarı bakarken düşündüm:
“Ben neden bu kadar yorulmuşum?”
Bu soru içimi biraz sıktı ama kaçmadım. Bazen insan kendi yorgunluğuna bile dürüst olmalı.
İlk temas: Sıcak suya giriş
Termal tesisin kapısından içeri girdiğimde havada farklı bir koku vardı. Metalik değil, sabunumsu değil… daha eski, daha doğal bir şey.
Suyun içine ilk adımı attığım anı hâlâ hatırlıyorum. Ayaklarım yanar gibi oldu ama o acı kötü değildi. Daha çok “buradayım” hissi gibiydi.
Emre güldü:
— “Bak işte başladık.”
Ben ise bir şey demedim. Çünkü o an konuşmak gereksizdi. Sadece suyun sesi vardı.
Ve iç sesim:
“Bunu gerçekten yapıyorum.”
Termal suya girdikten sonra ne yapılmalı? Asıl kritik an
İlk 20 dakika hiçbir şey düşünmedim. Sadece oturdum. Sıcak su bedenimi sararken zihnim yavaşladı. Ama sonra çıkma zamanı geldi.
İşte asıl soru burada başlıyor: Termal suya girdikten sonra ne yapılmalı?
Ben o gün bunu bilmiyordum. Çıkınca yaptığım ilk şey havluyu omzuma atıp hızlıca yürümek oldu. Sanki kaçıyormuşum gibi.
Ama içerideki yaşlı bir adam beni durdurdu:
— “Evlat, acele etme. Su seni bırakmadan sen onu bırakma.”
O cümle içime oturdu.
O an fark ettim ki, ben hep hızlı çıkıyormuşum hayattan da.
Dinlenmek: Suyun etkisini kaçırmamak
Bana bir şezlong gösterdiler. Oturdum. İlk başta garip geldi. Çünkü hiçbir şey yapmıyordum. Telefon elimdeydi ama açmadım.
Sadece oturmak… Bu bile başlı başına zor bir şeymiş.
Gökyüzüne baktım. Bulutlar ağır ağır geçiyordu. İçimde ilk kez bir sessizlik vardı ama bu sessizlik boşluk gibi değildi. Daha çok dolu bir oda gibiydi.
Emre yanımda:
— “Nasıl hissediyorsun?”
Ben:
— “Sanki biri içimi yıkamış.”
Gerçekten öyleydi.
Bol su içmek: Basit ama unutulan gerçek
Görevli kadın elime bir şişe su verdi:
— “Bol su iç.”
O an düşündüm: “Bu kadar basit mi?”
Ama içtim. Ve garip bir şekilde iyi geldi. Sanki sıcak su bedenimden bir şeyleri çekip almıştı ve şimdi yerine yenisi geliyordu.
Termal suya girdikten sonra ne yapılmalı sorusunun cevabı aslında burada saklıydı: vücudu dinlemek.
Ama ben o zaman bunu bilmiyordum. Sadece hissediyordum.
İlk duygusal kırılma: Fazla düşünmek
İlginizi Çekebilecek İçerik: Tencere bulaşık makinesine nasıl konur ?
Bir süre sonra yalnız kaldım. Emre duş almaya gitmişti. Ben ise bankta oturuyordum.
Ve o an oldu.
Hiç beklemediğim bir şey: içimde bir boşluk.
Ama kötü bir boşluk değil. Daha çok “temizlenmiş bir oda” hissi.
Ama o temizlik bile insana garip gelir bazen.
Kendime şunu söyledim:
“Ben ne zaman bu kadar birikmişim?”
Cevap yoktu.
Sadece sıcak suyun bıraktığı bir iz vardı.
Yavaş yürümek: En önemli adım
Tesisin bahçesine çıktığımda hava serindi. Ama üşümedim. Çünkü içim hâlâ sıcaktı.
Yavaş yürümeye başladım. Normalde hızlı yürürüm, nereye gittiğimi bilmesem bile acele ederim. Ama bu kez farklıydı.
Adımlarımı hissediyordum.
Emre arkadan bağırdı:
— “Abi yavaş ol, uçmayacaksın!”
Gülümsedim. Ama içimde ciddi bir şey vardı.
Sanki ilk kez kendime yetişiyordum.
Telefonu geri almak: Gerçek dünyaya dönüş
Telefonu açtığımda bildirimler yağdı. Ama garip bir şekilde hiçbiri önemli gelmedi.
O an fark ettim:
“Ben bir süreliğine başka bir yerdeydim.”
Ve o başka yerden dönmek kolay değildi.
Yol dönüşü: Sessiz bir değişim
Otobüste cam kenarına oturdum. Emre uyuyordu. Ben ise pencereden dışarı bakıyordum.
Kayseri’ye yaklaşırken içimde bir his vardı. Ne tamamen iyi ne tamamen kötü. Daha çok “değişmiş ama ne olduğunu bilmeyen” bir his.
Defterimi açtım ve yazdım:
“Termal suya girdikten sonra ne yapılmalı bilmiyordum. Şimdi biraz daha biliyorum: Acele etmemek gerekiyor.”
Ama yine de tam bilmiyordum.
Çünkü bazı şeyler öğrenilmez, sadece yaşanır.
Sonrası: Günlere yayılan etki
Eve döndükten sonra garip bir şey oldu. Daha sakin konuşmaya başladım. Daha az acele ettim. Ama en önemlisi, kendimi dinlemeye başladım.
Bazen duşta durup suyun sesini dinliyordum. O sıcaklık hissini hatırlıyordum.
Ve şunu fark ettim:
Termal su sadece orada yaşanan bir şey değilmiş. Sonrasında da devam ediyormuş.
Bir gece: En net farkındalık
Bir gece pencereyi açtım. Kayseri soğuktu. Ama içimde garip bir sıcaklık vardı.
Kendi kendime söyledim:
“Ben o sudan çıktım ama o su benden çıkmadı.”
Ve ilk kez bu cümle beni korkutmadı.
Aksine, iyi hissettirdi.
Termal suya girdikten sonra ne yapılmalı? Benim cevabım
Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu söyleyebilirim:
Termal suya girdikten sonra yapılması gereken şey aslında çok basit ama zor bir şey:
Durmak.
Acele etmemek.
Vücudu dinlemek.
Ve en önemlisi, o sessizliği kaçırmamak.
Çünkü o sessizlikte insan kendine biraz daha yakın oluyor.
Ben hâlâ Kayseri’de yaşıyorum. Hâlâ bazen çok düşünüyorum. Ama artık biliyorum ki, bazen çözüm düşünmek değil, sadece sıcak suya girip sonra biraz oturmakmış.
Ve belki de en önemlisi şu:
Suyun içi değil, sudan sonrası insanı değiştiriyormuş.
Umarız “Termal suya girdikten sonra ne yapılmalı” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Nay ailesiyle kalmaya devam edin!