İçeriğe geç

Forslu insan ne demek ?

Fıttır Ne Demek?

Bir sabah, güneşin tam ortasında, Sibel işe gitmek için evden çıkarken, komşusu Ahmet ona doğru yaklaşarak gülümsedi. “Fıttırmışsın Sibel!” dedi. Sibel, Ahmet’in sözlerini anlamış gibi yaptı ama aklında bir soru belirdi: “Fıttırmak ne demek?” Ahmet, yüzündeki o tanıdık gülümsemeyi kaybetmeden, “Bazen insanın içindeki o çıldırmış hali, hayatta her şeyin üstesinden gelmeye çalışırken kaybolan o sağlıklı düşünceyi anlatır; fıttırmak, tam olarak işte o hali yaşamak demek,” diye ekledi.

O an, Sibel’in aklında bir ışık yandı. Hayatını, çalışma temposunu ve ilişkilerini düşündü. Belki de işin, ilişkilerin ve kişisel mücadelelerin içinde bir noktada fıttırmıştı. Ama bu kelimeyi tam olarak tanımlamak, sadece işin başlangıcıydı.

Fıttırmak: İçsel Bir Çatışma

Sibel, sabah işe giderken kafasında dönüp duran bu soruyu geceye kadar bir türlü unutmamıştı. Bir gece önce, tam da aynı anda, hem eşi Mert’le hem de iş yerindeki patronuyla tartışmış, aralarındaki problemleri çözmeye çalışırken, bir türlü rahatlayamıyordu. Mert, ona “Beni anlamıyorsun” demişti, patronu ise “Daha fazla üretken olmalısın” demişti. Hepsi birbirine girmişti.

Kadınların dünyasında, bazen her şey birbirine o kadar karışır ki, kendini bir kaosun içinde bulursun. Duygular, düşünceler, sorumluluklar… Her şey üst üste gelir. “Fıttırmak” belki de bu içsel karmaşanın, bu yoğun ve derin duygusal çatışmanın adıdır. Kendi içindeki tüm parçaların birbirini anlamadığı, tam olarak kim olduğunu bilmediğin bir an.

Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı

Mert, ise tam tersi bir karakterdi. Çözüm odaklıydı, stratejikti. Her şeyin bir cevabı vardı, her problemin bir çözümü. Bu, onun dünyayı algılama şekliydi. Sibel’in duygusal çalkantıları ona karmaşık ve bazen anlamsız gelirdi. O, sorunu net bir şekilde görmek ve çözmek isterdi. “Sibel, neden bu kadar endişeleniyorsun? Gel, plan yapalım, her şeyin bir yolu var,” derdi.

Bir gün, Sibel’e fıttırmanın ne demek olduğunu anlatan o anı düşündü. Fıttırmak, onun için gereksizdi, bir tür kaçıştı. Ona göre, bir insan “fıttırmadan” önce mantıklı düşünmeli, sorunları analiz etmeli ve bir çözüm bulmalıydı. Mert, sorunların çözülmesi için duygusal bir tempoya gerek olmadığını düşünür, daha çok pratik ve stratejik bir yaklaşımı savunurdu. Ancak, bazen hayat, mantıksal analizlerle çözülmeyen karmaşık duygusal çıkmazlarla karşılaşır. Sibel, bunun farkındaydı.

İçsel Çatışma ve Bütünleşme

Bir akşam, Sibel, işten ve evden gelen baskıların altında ezilmiş bir şekilde evde yalnız kaldığında, artık duygusal olarak tükenmiş hissediyordu. Kalbinin içinde bir boşluk vardı, zihni ise karışıktı. Mert, yanına gelip “Ne oluyor?” diye sormadan önce, ona biraz da olsa içsel bir huzur aramıştı. Ama kalbinde hala bir şeyler eksikti. O an Sibel, “fıttırmanın” ne demek olduğunu gerçekten anlamıştı. Fıttırmak, bazen tüm sorumlulukları üstlenmekten, duygusal yükleri taşımaktan yorulmuş olmak demekti. Bazen, sadece her şeyi bir kenara bırakıp, her şeyin geçmesini beklemekti.

Mert, hemen sorunun çözümüne yaklaşmak istediğinde, Sibel ona “Beni anlamıyorsun,” dedi. “Bu sadece bir çözüm değil. Bazen gerçekten bir adım geri atıp, her şeyin geçmesini beklemek gerekiyor. Bir süre fıttırmak… Sonra yeniden toparlanmak.”

Mert, ilk başta biraz şaşırdı ama sonra Sibel’in sözlerini sindirmeye başladı. Kadınların bazen bu içsel dünyalarının ne kadar derin olduğunu anlamak, onlara sadece mantıklı çözümler sunmak kadar önemliydi. O an, birlikte fıttırmanın da bir çözüm olduğunu fark etti. Çünkü bazen, duygusal bir boşluğa düşmek, kendini kaybetmek ve sonra yeniden toparlanmak, insanın ruhunu iyileştiren bir süreçti.

Sizin Hikâyeniz?

Fıttırmak, bazen kelime anlamının ötesine geçer. Sizin hayatınızdaki “fıttırma” anlarınız nelerdi? Zihinsel, duygusal ve toplumsal baskıların altındayken, neler yaşadınız? Fıttırmak, bir çıkış yolu olabilir mi? Kadınlar ve erkekler, bu tür duygusal karmaşalarla nasıl başa çıkıyor? Yorumlarınızı ve düşüncelerinizi paylaşırsanız, hep birlikte bu konuyu daha da derinlemesine keşfedebiliriz.

6 Yorum

  1. Gülru Gülru

    İnsanın var oluşunu yorumlamada ve çevresinde olup biten şeylerin farkına varmasında kullandığı akli melekelere şuur denir. Bu melekelerden yoksun olan, aklını sadece ihtiyaçlarını gidermek ve arzularını tatmin etmek için kullanmayı tercih eden kişilere ise şuursuz denir . Bitkilerde klorofil sentezini ve fotosentezi arttırır. Meyve büyümesini sağlar, verim ve kaliteyi arttırır . Hem yapraktan hem de topraktan bitki besin maddeleri ile birlikte kullanılır.

    • admin admin

      Gülru! Katkılarınız sayesinde çalışmaya yeni bir perspektif eklendi, bu da yazıyı zenginleştirdi.

  2. Elifnaz Elifnaz

    Olgun kişi eleştiri ve özeleştiriye açıktır başta kendi çalışmaları olmak üzere olayları ve olguları tarafsız, nesnel bir şekilde inceleyebilen, araştırabilen ve sorgulayan kişidir . Olgun insan her türlü eleştiriye açık olduğu gibi kendi kendini de eleştiren veya özeleştiri yapan erdemli insandır. 1. Hiçbir şeye aldırmayan, önem vermeyen, çekinip korkmayan, pervâsız : Hoca girmiş. Hiç kimseye selâm vermeden yere oturmuş (…) Hocanın bu fütursuz hâli Timur’un dikkatini çekmiş (Burhan Felek). zf.

    • admin admin

      Elifnaz!

      Teşekkür ederim, fikirleriniz yazının akışını iyileştirdi.

  3. Selim Selim

    fors – Nişanyan Sözlük. Fransızca force veya İngilizce force “güç, kuvvet, nüfuz” sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Geç Latince aynı anlama gelen fortia sözcüğünden evrilmiştir. Yalnız şuur ile akıl arasında şöyle ince bir fark var: Şuur daha ziyade manevî ve umumi; akıl ise her insana mahsus bir mefhumdur . Yani her akıl, şuur kapsamına girer; ama her şuur akıl ile izah edilemez. Meselâ; melekler için akıllı varlıklar yerine şuurlu varlıklar demek daha uygundur.

    • admin admin

      Selim! Saygıdeğer yorumlarınız sayesinde yazının mantıksal akışı güçlendi ve anlatımı daha açık bir hale geldi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu
Sitemap
ilbet güncel giriş adresiilbet güncelbetexper giriş