Kütahya Aslanapa’nın Nüfusu Kaç? Bir Köyde Hayatın Ardında Kalan Sözler
Geçen yaz, memleketime, Kayseri’den Kütahya’ya doğru bir yolculuk yaparken bir anda karşıma çıkan bir soru kafamı kurcalamaya başladı: “Kütahya Aslanapa’nın nüfusu kaç?” Ne garip, değil mi? Bazen insan, bir yere gitmek için yola çıktığında, geriye bakarak bir şeylerin kaybolduğunu fark eder. Bu soruyu kendime sorarken, aslında hayatın ne kadar hızlı değiştiğini düşünüyordum. Her şey gibi, Aslanapa’nın nüfusu da bir şekilde değişmişti. Ama beni etkileyen sadece bu soru değildi, o yolculuk sırasında gözlerimle gördüklerim, yaşadıklarım, hissettiklerim ve köyün insanlarıydı.
Yola Çıkarken: Bir Köyün Hafızası
Ben Kayseri’den Kütahya’ya doğru yola çıktığımda, aslında bir yolculuğun sadece mesafe olmadığını biliyordum. Yolda insanın kendisiyle karşılaştığı, hatıralarını, geçmişini ve kaybettiklerini bulduğu bir yolculuk başlıyordu. Kütahya’ya varana kadar, köy hakkında pek bir şey bilmediğimi fark ettim. Aslında Aslanapa hakkında sadece kulağımda yankı yapan birkaç eski hatıra vardı. O köyde büyümüş olan babamın, Aslanapa’nın nüfusu hakkında söylediği birkaç söz… Ama şimdi, çok daha fazlasını öğrenmeye karar vermiştim.
Gözlerimde bir hayal kırıklığı vardı çünkü yola çıktığımda, bazen küçüklüğümde duyduğum köyü sevmenin verdiği o huzuru hissedemediğimi fark ettim. Gerçekten ne kadar bilirdim ki o yeri? Aslanapa artık bir isimden çok daha fazlasıydı ve her geçen yıl, sayıların içinde kaybolan bir yer gibiydi. Bir köy, sayılarla ne kadar ifade edilebilir ki? Peki ya o sayının ardında kalan hikayeler? İnsanlar, hayatlar, sevdanın, üzüntünün ve neşenin izleri?
Karşılaştığım Manzara: Değişen Nüfus ve Bütün Olanlar
Aslanapa’ya vardığımda, her şey çok sessizdi. Bazen, bir yerin nüfusu çok azalmışsa, sanki o yerin ruhu da kaybolmuş gibi gelir. Ne kadar ilginç bir şeydi aslında: nüfus sayısı, bir yerin yaşama oranını gösteren bir rakam olsa da, insanların yaşadığı duygular, o köyün ruhunun ne kadar derin olduğuna dair daha önemli bir işaretti. O kadar uzun bir süredir Aslanapa’da yaşamayan ben, bir yabancı gibi hissettim. Ancak sonra birkaç köylüyle sohbet etmeye başladım ve bir anda o rakamın ardındaki insan hikâyeleri önüme dökülmeye başladı.
Bir adam, “Aslanapa artık eski gibi değil,” dedi. “Nüfus azalmış ama köy hala köy, buranın ruhu hiç değişmez.” Hangi rakam, o köyde hala birbirini tanıyan, köyün çimenlerine basarken gülümsediğini bilen insanları anlatabilirdi ki? Kimse nüfus sayısını tam hatırlayamıyordu, ama o sayılar asla köyün özünü yansıtamazdı.
Bir başka kadın, “Hep birlikte büyüdük,” diyerek gözleriyle eski zamanları anlattı. “Kim bilir, belki nüfus düşüyor ama biz hala buradayız, hala Aslanapa’dayız.” O an, rakamların, sayılardan çok daha fazlası olduğunu fark ettim. Nüfus sayısındaki değişikliklerin ardında kaybolan, aynı zamanda yaşayan, direnen bir köy vardı.
Kaybolan Sayılar, Geriye Kalan Duygular
Kütahya Aslanapa’nın nüfusu kaçtı, ne kadar düştü, ne kadar arttı? Gerçekten önemli mi? Bazen insan sayıların ne anlama geldiğini sorar, ama çok geçmeden fark eder ki, bazı şeyler sayılarla anlatılamaz. Çünkü sayılar yalnızca fiziksel olanı anlatır. Geriye kalan, o sayılara ruh katan, renk veren, can veren insanlardır.
O an, duygusal bir dalgalanma yaşadım. Belki de sayılar Aslanapa’nın ruhunu açıklayamaz ama ben, oradaki insanlarla geçirdiğim o birkaç saatlik kısa ama anlamlı sohbetin, Aslanapa’nın gerçekten ne kadar büyük bir yer olduğunu anlamama yettiğini fark ettim. Aslanapa, belki nüfus açısından küçülmüş olabilir, ama yeri geldiğinde bir kalbin içine sığamayacak kadar büyüdü. Çünkü ben, köyün ruhunu o insanlardan, o gülümsemelerden, o hatıralardan hissettim.
Sonuç: İnsanların Gerçek Nüfusu
Kayseri’den Kütahya’ya doğru yaptığım yolculuk bana bir şey öğretti: Aslanapa’nın nüfusu belki değişmiş olabilir, ama gerçek nüfus sayısı, köyün içindeki insanların gözlerinde, onların kalplerinde ve yaşadıkları anlarda saklıydı. Bir köyün gerçek nüfusu, sahip olduğu duyguların derinliğiyle ölçülmeliydi, sayılarla değil. Gerçekten önemli olan da buydu. O nüfus, bir yerin canını, kimliğini ve hayallerini yaşatan, kimseye görünmeyen ama her şeyin içinde olan o duygu sayısıydı.
Beni bu kadar derinden etkileyen, Aslanapa’nın nüfusu değil, o köyde yaşanan hayatlardı. Ve belki de geriye kalan tek şey, bir köyün varlığının, insana dokunan o anıların içinde bulunduğuydu.