İçeriğe geç

Klasik koşullanma ilkeleri nelerdir ?

Bir gün, bir kasaba okulu öğrencisi olan Elif, sabah kahvaltısında annesiyle birlikte güne başlamıştı. Annesi, onun için her zaman bir rehber, her zaman bir dost olmuştu. Elif, okuldaki sorunları, hayalleri ve hedefleri hakkında annesine sıkça danışırdı. O sabah da, annesinin sıcak kollarında yeni bir konu açılmıştı.

“Anne, bazen bazı şeyler neden hep aynı şekilde oluyor, sanki bir döngü gibi… Her zaman aynı şeyleri hissediyorum,” dedi Elif, kafasında beliren bir soru ile.

Annesi, Elif’in yüzündeki sorgulayıcı bakışı fark etti ve içten bir gülümseme ile cevap verdi: “Bazen bu, koşullanmamızla ilgilidir. Hatta bizim düşüncelerimiz, bazı olaylara nasıl tepki verdiğimiz de genellikle koşullandığımız şeylere bağlıdır.”

Elif’in gözleri parladı. “Koşullanma mı? Bu ne demek?”

Annesi, gözleri parlayan bir şekilde Elif’e anlatmaya başladı: “Bunu sana bir hikaye ile anlatayım. Hem de çok değerli bir ilkeden bahsedelim: Klasik koşullanma.”

Bir köyde, Bahar ve Deniz adında iki dost yaşarmış. Bahar, çözüm odaklı ve stratejik bir insan, her zaman sorunları hızlıca çözmek isterdi. Deniz ise, empatik ve ilişkisel bir bakış açısına sahipti, insanlarla bağ kurmaya önem verir, duygusal ilişkilerden beslenirdi. Bir gün, köyün meydanında büyük bir festivale hazırlıklar başlamıştı. Bahar ve Deniz de festivale katkı sağlamak için gönüllü olmuşlardı.

Klasik Koşullanma Nedir?

Klasik koşullanma, bir organizmanın, bir uyarıcıya verdiği tepkinin, başka bir uyarıcıyla birleştirilmesiyle öğrenme sürecidir. Pavlov’un ünlü köpek deneyleriyle ortaya çıkmıştır. Pavlov, köpekleri aç bırakarak, onlara yemek verirken zil sesi çalmıştı. Bir süre sonra köpekler, sadece zil sesini duyduklarında bile salya salgılamaya başlamışlardı, çünkü yemekle ilişkilendirdikleri bu ses, doğal olarak onları açlıkla bağdaştırmıştı.

Bahar, bu konuda hemen çözüm odaklı bir bakış açısı sergileyerek şunu düşündü: “Evet, her şey aslında alışkanlıklarımıza ve tepkilerimize bağlı. Farklı uyarıcılara verdiğimiz tepkileri değiştirebiliriz.” Ancak Deniz, her şeyin ötesinde, bu öğrenme sürecinin insanların ilişkilerini nasıl etkilediğiyle ilgileniyordu. “O zaman, çevremizdeki kişilerle olan ilişkilerimiz, verdiğimiz tepkiler de koşullandırma yoluyla değişir mi?” diye sormuştu.

Koşullanmanın Temel İlkeleri

Bahar ve Deniz’in festivale dair hazırlıkları devam ederken, Bahar koşullanma ilkelerini anlamak için araştırmalar yapıyordu. Koşullanmanın temelleri, aslında çok basit bir mantığa dayanıyordu:

1. Genelleme: Öğrendiğimiz tepki, benzer uyarıcılara da aynı şekilde uygulanabilir. Yani, köpeğin sadece zil sesine değil, benzer seslere de tepki vermesi gibi, biz de benzer durumlarda aynı şekilde tepki verebiliriz.

2. Farklılaştırma: Farklı uyarıcılara verilen tepkilerin, onları ayırt etmek için nasıl değiştirileceği de önemli. Bu, köpeklerin yalnızca belirli bir sesle ilişkilendirilmiş bir tepkiyi vermesi gibi, insanların da benzer olaylara farklı yanıtlar verebileceği anlamına gelir.

3. Zamanlama: Uyarıcıların doğru sırayla ve yakın bir zaman diliminde sunulması, tepkinin daha güçlü hale gelmesini sağlar. Örneğin, bir ödül veya cezadan önce doğru sinyalin verilmesi, koşullanmayı daha etkili kılar.

4. Güçlü Uyarıcılar: Uyarıcıların insanlar üzerinde güçlü bir etki yaratması gerektiği de unutulmamalıdır. Güçlü bir uyarıcı, koşullanma sürecini hızlandırır.

Klasik Koşullanmanın İlişkilere Etkisi

Bahar, koşullanmanın etkilerini fark ettiğinde, bunu sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de değerlendirmeye başladı. İnsanlar, zamanla belirli olaylarla, davranışlarla koşullandırılabilir ve ilişkilerdeki tutumları da şekillendirebilir. Deniz ise koşullanmadan elde edilen sonuçların, duygusal bağları nasıl güçlendirebileceğini düşündü. Onlara göre, doğru şekilde koşullandırılmış ilişkilerde insanlar birbirlerine daha yakın olur, aralarındaki bağ daha sağlamlaşır.

Festivale doğru hazırlanırken, Bahar ve Deniz, koşullanmanın günlük yaşantılarındaki etkilerini daha derinden anlamaya başladılar. Bahar, her sorunun çözülmesi gerektiğine inanırken, Deniz insanlara, onlara nasıl hissettirdikleriyle ilgili bir yaklaşım geliştirdi. İki dost, hem kişisel gelişim hem de ilişkiler konusunda çok önemli bir dersten geçmiş oldular.

Sonuç: Klasik Koşullanma ve Hayatımızdaki Yeri

Klasik koşullanma, hayatımızın her anına etki eden bir olgudur. Her bir tepki, bir uyarıcıya bağlıdır ve zamanla bu tepkiler, davranışlarımızı şekillendirir. Bahar ve Deniz gibi iki farklı bakış açısına sahip insan, koşullanma sayesinde hem bireysel yaşamlarında hem de ilişkilerinde önemli bir farkındalık kazanmışlardır. Peki ya siz? Sizin hayatınızda koşullanmadan etkilenen en güçlü anlar hangileri?

Hikayemizi okuduktan sonra, düşüncelerinizi bizimle paylaşın. Koşullanma ilkeleri hakkında öğrendikleriniz neler? Yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz!

8 Yorum

  1. Elmas Elmas

    Edimsel koşullanmanın iki temel ilkesi vardır. Bunlar: 1)Pekiştirici uyarıcının izlediği tepkiler, tekrarlanma eğilimindedir. 2)Pekiştirici uyarıcılar, edimsel davranışların meydana gelme oranını ya da olasılığını arttırır . SKİNNER VE EDİMSEL KOŞULLANMA | Uzm. Edimsel koşullanmanın iki temel ilkesi vardır. Bunlar: 1)Pekiştirici uyarıcının izlediği tepkiler, tekrarlanma eğilimindedir. 2)Pekiştirici uyarıcılar, edimsel davranışların meydana gelme oranını ya da olasılığını arttırır .

    • admin admin

      Elmas!

      Katkınızla metin daha derin oldu.

  2. Cansu Cansu

    Pavlov, zil çalmayı nötr bir uyaran olarak ortaya koymuştur. Zamanla, nötr bir uyaran koşullu bir uyarana dönüşebilir ve bu da sonunda koşullu bir tepkiyi tetikler . Pavlov’un deneyinde, zil çalmak koşullu uyaran, tükürük salgılama ise koşullu tepki haline gelmiştir. Esasen, nötr uyaran koşullu uyarana dönüşür. Pavlov, zil çalmayı nötr bir uyaran olarak ortaya koymuştur. Zamanla, nötr bir uyaran koşullu bir uyarana dönüşebilir ve bu da sonunda koşullu bir tepkiyi tetikler .

    • admin admin

      Cansu!

      Kıymetli yorumlarınız için teşekkür ederim; sunduğunuz öneriler yalnızca yazının dilini akıcı hale getirmekle kalmadı, aynı zamanda okuyucuya mesajın daha net aktarılmasını sağladı.

  3. Fehime Fehime

    Klasik koşullanma (Pavlovian veya tepkisel koşullanma olarak da bilinir) çağrışım yoluyla öğrenmedir ve Rus fizyolog Pavlov tarafından keşfedilmiştir. Basitçe anlatmak gerekirse, iki uyarıcı bir araya getirilerek bir kişide veya hayvanda yeni bir öğrenilmiş tepki üretilir . 1 Şub 2024 Klasik koşullanma (Pavlovian veya tepkisel koşullanma olarak da bilinir) çağrışım yoluyla öğrenmedir ve Rus fizyolog Pavlov tarafından keşfedilmiştir.

    • admin admin

      Fehime!

      Teşekkür ederim, katkınız yazının odaklarını netleştirdi.

  4. Oğuz Oğuz

    Klasik şartlandırma (aynı zamanda tepkisel şartlandırma ve Pavlovcu şartlandırma olarak da bilinir), biyolojik olarak güçlü bir uyaranın (örneğin yiyecek, göze hava üfleme, potansiyel bir rakip) nötr bir uyaranla (örneğin müzik üçgeni sesi) eşleştirildiği davranışsal bir prosedürdür . Pavlov, köpeğe uyguladığı deney sonucunda, köpeğin doğal uyaranların dışında zil, lamba gibi uyaranlara da tepki verip, salgı salgılama durumunu inceledi .

    • admin admin

      Oğuz! Katkınızla makale hem içerik hem de ifade yönünden çok daha nitelikli hale geldi.

Elmas için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu
Sitemap
ilbet güncel giriş adresiilbet güncelbetexper giriş