Kayseri’nin Soğuk Sabahlarında Başlayan Bir İç Yolculuk
Sevgili Nay takipçileri, bugünkü yazımızda “Korkut isminin anlamı nedir” konusuna odaklanıyoruz.
Kayseri’de sabahlar her zaman biraz sert başlar. Özellikle kışa yakın günlerde, camın kenarına vuran rüzgârın sesi insana bir şeyler anlatır ama ne dediğini tam çözemezsin. Ben de o sabahlardan birinde, yine uykuyla uyanıklık arasında sıkışmışken defterimi açtım. Elim alışkanlıkla kaleme gitti ama zihnim dağınıktı.
Dün gece uzun süre internette kaybolmuştum. Aslında basit bir merakla başlamıştı her şey. Bir kelime, bir yer adı: “Korkut hangi ildedir?”
Bunu yazarken bile içimde garip bir şey oldu. Sanki sadece bir coğrafya sorusu değil de, daha derin bir arayışın kapısı aralanmış gibiydi. O an anlam veremedim ama bugün geriye dönüp bakınca, aslında o sorunun beni bambaşka bir duygusal yola sürüklediğini görüyorum.
Bir Harita Üzerinde Kaybolmak
Telefonun ekranında haritayı büyüttükçe küçülen dünyaya bakıyordum. Korkut… Küçük bir ilçe. Muş’a bağlı olduğunu öğrendiğimde içimde hafif bir boşluk oluştu. Sanki bir şeyi bulmuş ama aynı anda kaybetmiş gibi.
“Korkut hangi ildedir?” sorusunun cevabı basitti: Muş.
Ama insan bazı cevapları öğrendiğinde rahatlamıyor. Tam tersine, daha çok düşünmeye başlıyor. Ben de öyle oldum. Muş ismini daha önce duymuştum ama hiç oraya gitmemiştim. Haritada bir nokta gibi duran bu yer, benim zihnimde giderek büyüyordu.
Kayseri’nin düzenli sokakları, tanıdık caddeleri bir anda bana daha dar gelmeye başladı. Sanki her şey aynıydı ama ben değişiyordum.
Bir Günlük Sayfasına Düşen İlk Cümle
O akşam defterime şunu yazdım:
“Bazı soruların cevabı basit olur ama insanın içinde açtığı yer çok daha karmaşıktır.”
Kendime gülümsedim. 25 yaşındayım ama hâlâ bazı şeyleri ilk kez öğreniyormuş gibi hissediyorum. Belki de mesele öğrenmek değil, hissetmekti.
Korkut ismini tekrar tekrar yazdım. Kâğıtta durdukça daha gerçek hale geliyordu. Sanki bir yer değil de bir duyguya dönüşüyordu. Uzaklık hissi, ulaşamama hissi, merak… hepsi birbirine karışıyordu.
Yolculuk Kararı ve İçimdeki Çatışma
Bir sabah aniden karar verdim: Muş’a gitmeliydim. Korkut’u görmeliydim. Nedenini tam olarak açıklayamıyordum ama içimde bir şey “git” diyordu.
Ama hemen ardından başka bir ses devreye girdi: “Neden?”
İşte o an kendimle uzun bir sessizliğe düştüm. Bu sadece bir ilçe değildi benim için artık. Belki de kaçtığım bazı duyguların sembolü olmuştu.
Otobüs bileti bakarken bile içim huzursuzdu. Kayseri Otogarı’nın kalabalığı arasında yürürken insanların yüzlerine bakıyordum. Herkes bir yere gidiyor ama kimse neden gittiğini düşünmüyor gibiydi. Ben ise tam tersiydim. Gideceğim yer belli bile değildi içimde.
Yolda: Camdan Akan Düşünceler
Otobüs hareket ettiğinde, şehir geride kalırken içimde tuhaf bir hafiflik oluştu. Camdan dışarı bakıyordum. Tarlalar, dağlar, boşluklar… Hepsi birbirine karışıyordu.
“Korkut hangi ildedir?” sorusu zihnimde yeniden belirdi. Bu kez cevabını bildiğim halde soruyordum kendime. Muş’taydı. Ama benim için hâlâ bilinmezdi.
Yol boyunca defterimi açtım. Yazdım:
“İnsan bazen bir yer öğrenmek için değil, kendini anlamak için yola çıkar.”
Bunu yazarken boğazımda hafif bir düğüm hissettim. Sanki içimde bir şey çözülüyordu ama ne olduğunu bilmiyordum.
Muş’a Yaklaşırken Değişen Hava
Şehre yaklaştıkça hava değişti. Daha serin, daha sert ama bir o kadar da gerçekti. Dağların silueti ortaya çıktığında içimde bir şey kıpırdadı. Sanki uzun zamandır görmediğim bir şeyi hatırlamış gibiydim.
Muş tabelasını gördüğümde kalbim hızlandı. Bu basit bir yolculuk değildi artık. Bunu net hissediyordum.
Otobüsten indiğimde ilk hissettiğim şey sessizlik oldu. Kayseri’nin gürültüsünden sonra bu sessizlik neredeyse rahatsız ediciydi ama aynı zamanda çekiciydi.
Korkut’a Giden Yolda
Korkut’a gitmek için küçük bir araç buldum. Yol daraldıkça içimdeki düşünceler de daralıyordu. Sanki dış dünya küçülürken iç dünya büyüyordu.
“Korkut hangi ildedir?” sorusu artık sadece bir bilgi değildi. Bu yolun her kilometresinde yeniden karşıma çıkan bir hatırlatmaydı.
Yanımda oturan yaşlı bir adam, yol boyunca hiç konuşmadı. Ama yüzündeki ifade bana çok şey anlattı. Sanki o da bu yolları defalarca görmüş ama hiçbirinde aynı kişi olarak geri dönmemişti.
Korkut’a İlk Adım
İlçeye vardığımda küçük bir yerleşimle karşılaştım. Büyük şehirlerin karmaşasından uzak, daha sade, daha sessiz bir yerdi. Ama garip bir şekilde tam da bu sadelik içimde bir yankı uyandırdı.
Etrafta yürürken her şey daha yavaş hissediliyordu. İnsanlar acele etmiyordu. Zaman burada başka akıyordu sanki.
Defterimi çıkardım ve şunu yazdım:
“Bazı yerler sana yeni bir şey öğretmez. Sadece unuttuğun şeyi hatırlatır.”
O an anladım ki, benim aradığım şey bir coğrafya değilmiş. Bir duygunun iziymiş.
İçimde Açılan Boşluk ve Dolan Bir Şey
Korkut sokaklarında yürürken garip bir huzursuzluk vardı içimde. Hem buraya ait gibi hissetmiyordum hem de uzun zamandır ilk kez bu kadar “yerimde” hissediyordum.
Bu çelişki beni yoruyordu ama aynı zamanda canlı tutuyordu.
Bir kahvehaneye oturdum. Çay söyledim. Çayın buharı yükselirken düşüncelerim de yükseliyordu. Kayseri’yi düşündüm. Evimi. Eski alışkanlıklarımı. Ve sonra kendime sordum:
Ben neden buradayım?
Cevap gelmedi. Ama bu kez cevap gelmemesi rahatsız etmedi.
Bir Soru, Bir İlçe ve Değişen Ben
“Korkut hangi ildedir?” sorusu artık zihnimde farklı bir anlam taşıyordu. Muş’tu evet. Ama aynı zamanda bir başlangıç noktasıydı benim için.
Bazen insanlar bir yere gitmez. Bir yere dönüşür.
Ben de sanki o yolculuk boyunca biraz daha kendime dönüşmüştüm. Eksiklerimle, sorularımla, net olmayan duygularımla…
Kayseri’ye dönerken otobüste daha sessizdim. Ama bu sessizlik boşluk değildi. Dolu bir sessizlikti. İçinde yeni düşünceler taşıyan bir sessizlik.
Dönüş Yolunda Yazılan Son Satırlar
Şunları da İnceleyin: Korkut diye bir isim var mı ?
Defterime son kez şunu yazdım:
“Bazen bir yerin nerede olduğunu öğrenmek, aslında kendi içinde nerede durduğunu fark etmektir.”
Kalemi kapattım. Camdan dışarı baktım. Yol uzuyordu. Ama içimdeki yol daha yeni başlıyordu.
“Korkut isminin anlamı nedir” konusunda merak ettiklerinizi bu yazımızda ele almaya çalıştık. Nay okurları için daha fazlası yolda!